Bloodthorn – Genocide (2006)

0 15

Norveç ve Death Metal?
Black metal’in her türlüsüne ev sahipliği yaptığı gibi bir çok black metal tarzının da başkentidir Norveç. Fakat şimdiye kadar iddialı bir death metal grubu dinlememiştim Norveç’ten. 
Norveç’ten iyi bir death metal grubu çıkamayacağından değil, muhtemelen benim ilgi alanımın death metal olunca daha da muhafazakar olduğundan. Açıkcası Bloodthorn’u indirirken black metal olduğunu düşündüğüm için indirdim. Sonuçta black death ibresindeki zayıf halka hep death olandır. 
Bloodthorn’da işler hiç öyle değilmiş. 
Genocide, Norveçli topluluğun dördüncü uzun soluklu albümü. Albümün kaydı Godt Selskap Studio denilen bir yerde yapılmış (Trondheim, Norwet). 2004 yılının Ekim Kasım ayları ile 2005 yılının Temmuz Ağustos aylarında yapılmış kayıt. Bu durum düşündürücü. Uzun aralıklarla yapılan kayıt ve kayıttan epey sonra çıkarılan bir albüm. İnsan ne ile karşılaşacağını bilemiyor. sahir zamanda iyi bir şey beklemek çok zor olurdu. Neyseki albümü ilk dinlediğimde bu durumdan haberim yoktu. Olsaydı da bir şey değişmezdi. Prodüktörlüğünü Knut “Fug” Prytz yaptığı kayıtlar oldukça başarılı ve özgün geliyor kulağa. Hatta kaydı bir black metal grubu değil de death metal grubu dinler gibi dinlediğiniz de daha da özgün bulacağınızdan eminim. 
Öncelikle gitar kullanımı olarak yer yer marduk’u hatırlatsa da, Bloodthorn black metalden ziyade bir death metal grubu. Eski halleri hakkında bir fikrim yok, fakat albüm kapakları bile grubun black metal’den death metale geçişi doğruluyor. Black metal ile ilişki ise daha çok scream vokallerden geliyor. Onun dışında pure black metalle arası pek yok Bloodthorn’un. Yer yer benzerlik gösterdiği tüm black metal gruplarıda zaten death metal etkili gruplar. Yani gönül rahatlığı ile bloodthorn için black etkili (çok değil ama) bir death grubu diyebiliriz. 
Grubun Genocide albümünde genel derdi (isminden de anlaşılabileceği gibi) savaş, kitlesel ölüm, savaşın getirdiği kıyamet gibi şeyler. Anlattığı şeyleri ise black metalden bekleyebileceğimiz bir şekilde soğuk, karanlık ve kısmen melankolik anlatmak yerine, en az savaşın kendisi kadar güçlü ve zalim yapmaya çalışıyor. Her hangi bir black metal estetik anlayışı yok bu adamlar da ve bu da onları death metal grubu yapan en önemli unsur olsa gerek. 
Bloodthorn albüm kapağında ki cross’dan da anlayabileceğiniz üzere savaş ve katliam gibi konularda radikal bir grup, fakat kuzeyli grupların hepsi bu tarz düşünceleri benimsediği için pek de bir radikalliği kalmıyor ve bize de müziğin tadını çıkarmak gerekiyor. Neyse ki müzik kendini dinletiyor. Üstelik adamların müziği şarkı sözlerindeki cehennemi çok güzel canlandırıyor. Nasıl demeli, bir amon amarth gazı hissetmiyorsunuz ama bir saniye bile yerinizde duramıyorsunuz, fakat ne yapmanız gerektiğinden de emin olamıyorsunuz (kafa sallamayı çoktan bıraktınız değil mi?). 
Bloodthorn iyi bir grup ve Genocide kendi ruh halini yaratmakda oldukça başarılı bir albüm. Gönül rahatlığı ile death metal sevip de black metallede arası iyi olan dinleyicilere önerebileceğim bir albüm, fakat death metal anlayışınızda teknik (veya proggresive) ya da Göteburg stili daha hakimse Bloodthorn sizi çok açmayabilir.
Yükleniyor