Miles Davis

Ben cazı üç kere değiştirdim, asıl senin ne işin var burada.

Miles Davis tartışmasız olarak caz müziğin en önemli kilometre taşlarından birisidir. Gerek özel hayatı, gerek karşı karşıya kaldığı ırkçılık, gerekse siyasi konular her zaman karşısına zorluklar çıkarsa da, müziğini olduğunu noktadan bir sonraki noktaya taşımak için, bunlar hayatının içindeki besleyici öğeler olmuştur. Bunun yanında belki de en önemli bir diğer nokta ise, Miles Davis’ in, caz müziğin aslında biraz daha “yüksek kültür” ve varlıklı ailelerden çıktığı düşüncesini alt üst etmesidir. Miles Davis’ in ailesi her ne kadar iyi bir hayata sahip olsa da bu bahsi geçen sınıfın altında kalmıştır.

Annesinin bir müzik öğretmeni ve kemancı olması Miles Davis açısında önemli bir noktadır. Fakat siyahi olması konusu “ırkçılığın tavan olduğu” ve hala devam ettiği Amerika’ da karşısındaki en önemli zorluk olmuştur. İlk trompetini babasının bir arkadaşından hediye olarak alan Miles Davis, 12 yaşında trompet ile tanışmıştır. Fakat bu durum kemancı olan annesinin ciddi anlamda hoşuna gitmemiştir.

 

 

Bu adamın tarzı her zaman biraz daha aykırı gelmiştir. Cazın uç noktadaki serseri adamıdır kendileri. Jimi Hendrix ile yakın arkadaş olduğunu öğrendiğimde ise tam olarak parçalar oturdu beynimin içinde. İki aykırı adam yakın arkadaşlar.

Beyazlardan nefret eden Miles Davis’ in konserlerinde bunu her zaman belli ettiği bilinir. Tabi ki bunun ırkçılık konusunun tam karşısında ortaya çıkan bir zıtlık olması muhtemeldir. Bir anısında, davet için gittiği Beyaz Saray’ da bir senatör eşinin doğrudan “burada ne işin var” şeklinde sorusunu yöneltir Miles Davis’ e. Ama yanlış adamdır Miles Davis. Düşünmeden verdiği cevap ise efsanedir. “Ben cazı üç kere değiştirdim, asıl senin ne işin var burada.”

Miles Davis için caz tarihinin en iyi müzik yapan en önemli isimleri arasında olduğu sözleri sıklıkla söylenir. Buradaki bir detay ise, Miles Davis sert ve olumsuz düşüncüler içinde olan katı bir insan olduğu fikridir. Siyah-Beyaz ırkçılık sorunları, bu sorunlar sırasındaki katliamlar (1917 St. Louis isyanı) ve bir çok insanın ölmesine tanıklık eden birinin, çokta yumuşak bir mizaca sahip olması tabi ki beklenemez. Bu adamın bu kadar iyi bir müzisyen olmasının en büyük etkenlerinden biri belki de budur. Bunların sonucunda ise Miles Davis’ in en iyi arabalara binmeye çalışması, güzel kadınlarla birlikte seks yapması ve iyi evlerde oturması, bu dönemlerinden kalan bir hırs bekli de.

 

 

Hazır özel hayatından bahsetmişken evliklerinden bahsetmemek hele Betty Davis’ ten bahsetmemek asla olmaz. Betty Davis. Efsane müzisyenlerden biridir. Bir diğeri ise Cicely Tyson’ dır. Betty Davis’ in yaptığı müzikleri gerçekten severim. Bu kadını bir kenara atmamak lazım. Çok iyi müzisyen ve Miles Davis’ i ciddi anlamda müzikal olarak beslemiş bir kadındır. Buna rağmen her fırsatta Miles Davis’ in bir müzik dehası olduğunu söylemekten asla geri durmaz kendisi.

 

 

1926 doğumlu olan Amerika’ lı müzisyen Miles Davis 1981 yılında bir çok albüm arkasında bırakarak hayata veda etmiştir. Yaşadığı dönemde ve hatta günümüzde dahi, caz müziğinde çok önemli bir figür olması durumunu korumaktadır. İlk çalışmalarına Charlie Parker ile başlayan Miles Davis “Capital Records” için “Birth of the cool” kayıtlarını hayata geçirmiştir.

Miles Davis denilince sanırım “King of Blue” en önemli albümü diyebilirim. Bu albümdeki bazı gizemler hala çok çözülebilmiş değil. Bu albümlerin session larının Miles Davis tarafından hatırlanmaması ve bu albüm sırasında yer alan müzisyenlerden sadece birinin hayatta olması, buna rağmen bu albüm ile ilgili konuşmak istememesi oldukça ilginç bir durum. King of Blue albümü zaten Miles Davis’ ın şu ana kadar en çok satılan albümü olarak bilinmektedir.

 

Önemli dönüm noktalarından birisi ve belki de en önemlisi 1964 yılında kurduğu yeni ekip olmuştur. Caz hayatına hard bop tarzında devam eden Miles Davis bu tarihten sonra biraz daha avant-garde caz tarafına kaymıştır. Bunun karşılığında ise Miles in The Sky albümünü ortaya koymuştur. Bu dönemlerde Miles Davis yine en iyi albümleri yer arasında alan ve sözleri oldukça ağır olan ve bu konuda eleştirilen Bitches Brew albümünü piyasa sürdü. Sonrasında uzun bir süre ortalıktan kaybolan Miles Davis tekrar geri dönerek Doo-Bop albümünü piyasa sürdü. Doo-Bop albümü Miles Davis tarzının oldukça dışındadır. Bunun yanında gerçekten hayran olunası bir noktada, farklı bir tarza geçmiştir bu albümü ile. Caz müziğin ötesinde hip-hop tarafının daha ağır bastığı bir albüm olmuştur.

 

Miles Davis diskografisi oldukça uzun olduğu için sanırım buraya link vermek çok daha doğru olacaktır.
http://bit.ly/2sDCIHQ

Bağlantılar
https://www.milesdavis.com/
https://www.facebook.com/MilesDavis/
http://www.imdb.com/title/tt0790770/

Yorum bırakın!

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept