Musiki Cemiyeti
Musiki'ye Gönülden Bağlananların İnternet Mecmuası

Tribulation – Where the Gloom Becomes Sound

Tribulation - Where the Gloom Becomes Sound

Tribulation – Where the Gloom Becomes Sound İncelemesi | Geçtiğimiz 6 ayda gerçekten çok iyi albümler çıktı. Hem yeni grupların kendini göstermesi açısından hem de bazı kült grupların yeni albüm haberlerini almamız açısından bu senenin çok bereketli geçeceği daha senenin başından belliydi. Bu çok iyi albümlerden birisini yapan Tribulation ise ses getiren Down Below albümünden sonra çizgisini fazla bozmadan devam ettirdiği söz konusu Where the Gloom Becomes Sound albümüyle benim dikkatimi çeken tarafa geçmeyi başardı. İlk dinlemelerimde vasat üstü olarak nitelendirdiğim Where the Gloom Becomes Sound şu an itibariyle yarıyılda en sevdiğim albümlerden birisine dönüşmüş durumda.

Tribulation‘ın o kimseye benzemeyen çok bilindik, kasvetli ve ”Ben gotiğim” diye bas bas bağıran o acılı ama bir yandan da coşkulu olan sound’u grubu üst noktaya çıkaran, kendine münhasır bir hale getiren en büyük etken olarak karşımızda duruyor. Esasında grubun şu anki sound’u o kadar da eski değil; Children of the Night isimli güzide albümle birlikte şekillenmeye, kendi biçimini almaya başlayan o tatlı ve karanlık atmosfer kendisini Down Below’da daha çok melankoliye batmış bir biçimde göstermişti ve Down Below grubun en iyi şarkılarından bazılarını içeren müthiş bir albüm olarak kabul görmüştü.

Down Below’un kendi çapında bu kadar ses getirmesinde rol oynayan şey kuşkusuz grubun sadeliği ve enstrümantal beceriyi aynı anda gösterebiliyor oluşuydu. Where the Gloom Becomes Sound’a baktığımız da ise gördüğümüz şey Tribulation’ın tarzından ve atmosferinden ödün vermeden çok daha kasvetli ve hüzünlü bir hale bürünmüş olması. In Remembrance şarkısıyla başlayan bu soğuk ve uğursuz hava albümün tamamına öylesine güzel işlenmiş ki anlatılmak istenen, hissettirilmek istenen o hava müzik boyutundan çıkıp adeta kafamızın içerisinde soyut ama varlığı inkar edilemez bir ruh haline, gerçek bir melankoliye dönüşüyor.

Tribulation’ın Where the Gloom Becomes Sound ile zirveyi gördüğünü söylemem zor fakat grubun kendini bulma ve kalitesini yukarıya taşıma gibi konularda oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Where the Gloom Becomes’ı ister beğenin ister beğenmeyin Tribulation bu albümle kendi kalitesini çoktan kanıtlamış ve bunu tescillemiş durumda. Albüm elbette Children of the Night ya da Down Below kadar vurucu ve ağır değil lakin atmosfer yaratma, dinleyiciyi içine hapsetme bakımından tanrı seviyesinde bir deneyimi sunuyor. Albümün yeteri kadar sert olmaması kimi dinleyiciler tarafından eleştirilecek olsa da ben asıl konunun bu olmadığını, Tribulation’ın kendi mevcut eksenini bozmadan bu albümde yeni bir şeyler denemeye giriştiğini, bunun altından da sağ salim kalktığını görüyorum.

Hit şarkı çıkarma potansiyeli bakımından genel kanıya pek katılmıyorum çünkü albümün neredeyse yarısı hit adayı şarkılardan oluşuyor; misal In Remembrance, Dirge of a Dying Soul, Hour of the Wolf ve Daughter of the Djinn grubun en değerli şarkılarından bir kaçı haline gelmiş şekilde karşımıza çıkabilir bence. Where the Gloom Becomes Tribulation için elbette bir dönüm noktası değil ancak grubun beyni olan Jonathan Hultén’in bu albümden sonra aniden gruptan çıkış yapması sonrasında grubun tam olarak nereye yürüyeceğinin tahmin edilememesi, kendisini nasıl kotaracağının bilinmeze düşmesi bu albümün belki de Tribulation’ın son güzel albümü haline getiriyor. Tabii umuyoruz ki Tribulation ileri de böyle güzel şeylerle gelmeye devam eder ve biz de onları bol bol övmeye devam edebiliriz. 

Tribulation - Where the Gloom Becomes Sound
Tribulation – Where the Gloom Becomes Sound
83%
Gayet iyi
  • Design

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept