Biesy Transsatanizm 2020 yılında Polonyalı bir arkadaşın tek kişilik projesinden çıkan epey “controversial” bir black metal albümü. Albümün detaylarına inince neden sıradışı ve tartışmaya açık bir albüm olduğunu anlayacaksınız. Albümün adı kısmen de olsa size ipucu veriyor düşününce. Albümü aslında çok uzun süredir dinlemekteyim. Epeydir de kritiğini yapmak istiyordum ama nedense bir türlü kaleme alamadım. Albüm sanırım beni de biraz allak bullak etti.
Biesy Kimdir? Ne yapar?
Arkadaş aslında daha önce ele aldığımız Polonya Black Metali sahnesinde bilinen ve aranan bir müzisyen. Instagram canlı yayınımızda ele aldığımız Gruzja grubunun da vokalisti. 2017 yılında Biesy adı altında çıkardığı ilk albümü death/black sularında yüzerken bu albümde ise durum epey farklı. Karşımızda elektronik ve endüstriyel öğelerle bezenmiş contemporary black metal var. Ele alınan konular yine gece hayatı ve şehrin acımasızlığından kaçış üzerine. Kaotik, sert ama bir o kadar garip bir müzik bizi bekliyor.
Albüm Hakkında…
Black metal ve Transseksüellik daha önce benim bir araya geldiğini gördüğüm kavramlar değildi. Ama iki kavram birleşince karşımıza Transsatanizm albümü ortaya çıkmış. Aman eski Emperor davulcusu Faust duymasın!! Aslından düşününce black metal her zaman sınırları zorlayan ekstrem bir müzik dalı olmuştur. Bu açıdan bakınca da neden daha önce bu tarz bir çalışma olmadığına şaşırıyorum. Belki vardır ama ben duymadım açıkçası. Albüme dönersek bence en öne çıkan unsur vokaller. Daha önce hiç trans bir birey tarzında yapılan vokaller duymamıştım. Müzikteki vokaller o kadar aykırı ki beni epey rahatsız etti. Şarkı söylemekten ziyade vokalist, lirikleri transseksüellere has bir sesle okuyor. Bu bile başlı başına bir yenilik. Vokalist sürekli bir serzeniş içerisinde. Uzun süredir albümü dinlememe rağmen hala alışamadım. Bu iyi mi kötü mü hala anlam veremiyorum. Vokalistin serzenişleri albümü içine işlemiş. Yani müziğe acı, gecenin yalnızlığı ve bu yalnızlıktan kaçış, başkaldırı ve kaos hakim.
DİKKAT: Epilepsi hastasıysanız lütfen izlemeyeniz!!
Teknik Detaylar
Tınılar dediğim gibi çok kaotik. Müziğe çiğlik hakim. Ben genelde bu tarz kaotik ve çiğ black metali çok severim ama burada durum ne yazık ki farklı. Sound bence hiç organik değil. Fazla dijital buldum. Tremolo ve blast beatler tabi ki var ama müziği sert ve karanlık yaparken pek beni içine alamadı. Müzikteki endüstriyel öğeler epey ön planda. Aslında endüstriyel müziği çok severim ama müzisyenin albümde şarkı içlerine yerleştirdiği endüstriyel pasajların yerleri ve geçişleri epey yadırgadım. Kesinlikle beni tarzım değil. Black metal ile iyi bir uyum yakalayamamış. Müzik bu yüzden bence aklı karışık bir kaotiklik içinde. Oturaklı ve karakteristik değil. Hemen hemen her şarkıda çok kısa da olsa şahane riffler dinlemek mümkün ama neden bu kadar az kullanıldığına anlam veremedim. Müzisyenin rif yazma konusunda hiç sıkıntısı olmadığı belli ama endüstriyel öğeleri trans vokaller, kaos vs derken müziğin temel noktası distorsiyon gitarlar ana karakter yerine film setlerindeki ekstra karakterler gibi. Ayrıca davulları hiç beğenmedim. Sound olarak fazla sıkıştırılmış. Programlama ve drum machine biraz abartılmış.
Kapatırken…
Albüm aslında Black Metal tarihinde önemli bir albüm hatta mutlaka dinlenmesi gereken bir albüm. Ele alınan konular ve black metalin kendisinin bile sınırlarının zorlanmasını düşününce bir bütün olarak sıradışı bir müzik var karşımızda. Lakin ben sound olarak ve Polonya black metalinin kendisine has rif temelli müziğinden uzaklaşıldığı için dinlediğim tınılar beni içine pek alamadı. Benim bu görüşlerim albümün yenilikçi ve tartışmaya açık olduğu durumunu değiştirmiyor. Şok değeri olarak albüm tam puanı hakediyor. Ama bir bütün olarak müzikal değeri vasatı geçemiyor.


Bir yanıt yazın