Marduk – Rom 5:12

Çünkü Hepsi Günah İşledi...

0
80%
Muazzam
  • Albüm Notu

Rom 5:12 “Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi”

İsveç ve Black Metal başlıkları bir araya gelince Marduk aklıma gelen ilk şey oluyor. Sadece müziğini çok sevdiğim black metal gruplarından bir tanesi olduğundan değil, ayrıca da black metal camiasında kale gibi sarsılmaz bir saygınlıkları olduğu için.

Rom 5:12 topluluğun onuncu albümü. On albüm ve 16 yıl. Evet Marduk çalışkan bir grup. Çoğu zaman efsane olduğunu düşündüğüm Legion gruptan ayrıldıktan sonra bile Morgan dinlenmek yerine yeni bir albüm çıkarmayı tercih etti. Plauge Angel böyle bir albümdü. Üstelik Mortuus (Legion’un yerini dolduran şahıs) işini gayet iyi yapıyordu. Şahsen Plague Angel Marduk’un en iyi albümlerinden bir tanesiydi.

Plague Angel’den sonra iki yıl geçti ve Rom 5:12‘nin haberleri duyulmaya başlandı. Şahsen beklentilerim oldukça tutarlı gibi geliyordu bana. Sanırım gerçekten de öyleydi. Plague Angel ile World Funeral arası bir şeyler ile karşılacağımızı düşünüyordum. Yani Panzer Division kadar hızlı olmayan ve en fazla La Grande Danse Macabre kadar melodik olan.

Kısmen haklı çıktım.

 

Marduk kendi sesini bundan yıllar önce Abyss stüdyolarında icad etti. Sonra yıllarca o sesi modernleştirerek yolunda devam etti. Panzer albümünden sonra La Grande Danse Macabre ile artık hız için kendini kasmayacağının sinyellerini vermişti Marduk. Hatta Plague Angel ve World Funeral’da oldukça sakin şarkılar söz konusuydu (tabii Marduk ne kadar sakin olabilirse o kadar). Rom 5:12 ise topluluğun kendisine yeni bir yol çizmeye çalıştığı bir albüm. Sonuçta Morgan artık 20 yaşında değil ve eminim müziğinin içinde anlatmak istediği şeyleri daha farklı bir yelpaze de anlatmak istiyor. Şahsen bunu anlayabiliyor ve saygı gösteriyorum. Fakat sizleri uyarmam gerek, Marduk’un yaptığı müziğe yabancıysanız Rom 5:12 ile Plague Angel arasında ciddi bir fark bulamamanız olası. Çünkü Morgan’ın derdi deneysel olmak değil, kendi yelpazesini genişletmek ve bunu yaparken pek radikal bir tutum sergilememiş.

Albüm Ebdarker Stüdyolarında kaydedilmiş. Ses için söyleyecek çok fazla bir şeyim yok, oldukça doyurucu ve güçlü bir ses. Şahsen bu albümün Abyss’de Peter tarafından kaydedilmesini çok isterdim ama yine de Marduk için ses adına hiç bir sorun yok.

Kritiğin başında biraz bahsetmeye başladım, Marduk bu albümde değişik bir şeyler yapmış. Plague Angel albümünün eteklerinde yapmış bunu fakat sonuç olarak Rom 5:12 çok büyük bir şey olmuş. The Leveling Dust albümün açılış parçası. Grand Dance Macabre vari bir rifle, örneklemenin hemen ardından başlıyor şarkı. Albümün davul hızına dair fikir edinmemizi sağlıyor The Leveling Dust. Zaten albüm boyunca en çok şaşırdığım şey minimalist davul yapısı oldu.

Cold Mouth Prayer, albümde grind davul dinleyebileceğiniz yegane şarkı. Fakat başlangıç davulları ile Marduk’tan ziyade akdenizli bir grubu andırıyor. Dur kalktan sonra Marduk vari kaotik davullar devreye giriyor. Bu da benim Morgan yeni şeyler denemek istiyor tezimi güçlendiriyor. Albümün iddialı şarkılarından bir tanesi, ayrıca bu şarkıya klip çekecklerini duydum (yanılıyorsam reşo düzeltir beni).

Imago Mortis’i ilk kez yarı uyurken dinlemiştim. Hatta çalanın Marduk olması gerektiğini düşünüyordum ve bu şarkı buraya nasıl girmiş demiştim. Gitarlar girince dinlediğimin Marduk olduğunu anlamı ve şaşırmıştım. Her hangi bir davulcunun gönül rahatlığı ile çalabileceği bir davul ritmi ile başlıyor şarkı. Gitar ve bas daha sonra dahil oluyor şarkıya. Özellikle güçlü davulları ile kendini tanıtan bir grup için oldukça cesur bir başlangıç. Tabii Imago Mortis’in en büyük özelliği davulları değil. Albümün kanımca en güzel parçalarından birisi oaln Imago Mortis size ağır (temposuna rağmen) kabus gördürebilecek bir parça. Şahsen karanlıkta ve tek başınıza dinlemenizi öneririm. Üçüncü dakikasından sonra gelen rife dikkat.

Through the Belly Of Damnation bana ilk duyduğumda Satyricon’un Intermezzo II’deki Inri kovırını hatırlattı (orjinali kimindi bilmiyorum). Daha sonra karşılaştırınca açılış riflerini benzer bulmakla birlikte iki şarkının aşırı bir benzerliği olmadığına karar verdim. Through the Belly Of Damnation için Plague Angel’dan fırlama bir şarkı dememiz çok da yanlış olmaz. Marduk standartlarının biraz üstünde melodik gitarları, muhteşem bas gitarları ve tam anlamıyla Marduk stili davulları ile oldukça güzel bir şarkı. Yer yer tempo değişiklikleri ile dinleyiciye göz kırpan Through the Belly Of Damnation albümün güzel şarkılarından bir tanesi (bu cümleyi bütün şarkıların sonunda kullanabilirim).

1651 Plauge Angel’daki Death March vari bir parça. Neo klasik denilebilir sanırım tarzına. Albümün atmosferine bütünlük kattığı bir gerçek. İşin ilginç kısmı bu şarkı Dimmu ya da Cradle’da olsa dinlemeden geçerdim. Çünkü bu tarz grupların albümlerinin içindeki bu tarz şarkılar albüm içinde sadece süs olarak duruyorlar ve albümün havasına çok az şey katıyorlar. Fakat Marduk bu işi nadiren yapıyor, yaptığı zaman da gayet iyi yapıyor (Şakının içindeki scream vokaller sizi albümün içine daha çok sokuyor).

Limbs Of Worship, çok güzel ve tabiri caizse güçlü başlıyor. Başlamak için acele etmiyor ve hızını bir kez kazanınca bizi eski günlere götürmeyi başarıyor. Yer yer davul atakları ile hız kazanacağını hissettiren şarkı, dinleyiciye hızdan ziyada güzel bas gitar ritimleri veriyor.

Benim bir Marduk albümü almam için mazeret üretmeme gerek yok ama bu albümü benim için eşşsiz kılan şarkı Accuser, opposer oldu. Muhtemelen klisede vaaz veren bir adamın konuşmasını dinliyoruz. Bir iki gök gürültüsü duyuyoruz ve yavaş yavaş gitarlar sahneye çıkıyor. Oldukça ağır bir tempo ile ilerliyorlar. Bir ara gitarlar çıkıp bas davul ve vaaz veren rahip bir oluyorlar. Şarkının asıl süprizi ise temiz vokalleri ile şarkıya muhteşem bir hava katan Naihmass Nemtheanga (Primordial’ın efsanevi vokalisti). Şarkının sonundaki koro ise şarkıya farklı bir melankoli katmış.

Daha Accuser, opposer’in korosu bitmeden Mortuus’un böğürtüsü ile Vanity Ov Vanities başıyor. Albümde hız konusunda iddiası olan şarkılardan bir tanesi. Son bir dakikasındaki thrash rifleri ise oldukça şaşırtıcı. Marduk böyle bir şeyi daha önce hiç yapmamıştı sanırım.

Womb Of Perishableness ise bir diğer ilginç şarkı. Açılışı orta tempo bir Marduk şarkısını andırırken, vokallerle birlikte gelen gitar ritimleri işin rengini değiştiriyor. Sanırım Marduk kariyeri için bir ilk daha demek Womb Of Perishableness. Bir güzel parça daha.

Voices From Avignon, yükselen bir ses ile başlıyor (fade in). Hızlı bir kapanış parçası Voices From Avignon. Gayet de güzel bir parça. Hatta sert ve hızlı davullara doyamayanlar için ideal. Vokalsiz riffleri ile dinleyici alıp götüren şarkı vokalleri ile dinleyici götürdüğü yerden geri getirityor. Sonuç olarak güzel bir kapanış ile Rom 5:12 bitmiş oluyor.

Rom 5:12 için şimdiden yılın iyi albümlerinden bir tanesi diyebilirim. Daha yılın bitmesine çok var ve neler olacağı belli olmaz ama bundan yıllar sonra da dinleyeceğimden emin olduğum bir albüm Rom 5:12. Hatta Marduk adına yenilikçi ve bir sonraki albümde ne olacak sorusunu sorduran bir albüm. Ayrıca Mortuus’un da albümün içinde daha güçlü bir yerde durduğunu düşünüyorum. Bestelere katıldığını sanmıyorum (Marduk eşittir Morgan). Bu yüzden Morgan’ın Mortuus’u müziğin içine çok iyi yerleştirdiğini düşünüyorum… Sonuç olarak prue black metal ve yoğun atmosfer isteyenlere bu albümü öneririm, fakat albümün içine girmek için karanlık bir oda ve ruh hali şart.

Marduk Plague Angel incelemesi 

Marduk Panzer Division Marduk incelemesi

Marduk Metal Archives sayfası

Leave A Reply

Your email address will not be published.