Karanlıklar prensi Ozzy Osbourne Ordinary Man adlı solo albümü ile 10 yıl aradan sonradan tekrar aramızda. Her ne kadar araya bir Black Sabbath albümü sıkıştırmış olsa da. Albümde birçok konuk sanatçı olmasına rağmen temelde kendisine eşlik eden müzisyenler davulda Red Hot Chilli Peppers’dan Chad Smith, basta Guns’n’Roses’dan Duff McKagan ve gitarda Andrew Wotman adlı gitarist ki kendisi aynı zamanda albümün prodüktörlerinden. Ayrıca ünlü pop şarkıcılarının şarkı yazarı Ali Tamposi adlı hanımefendi de albümün yazımında epey katkıda bulunmuş.
Yukarıda sayılan bu kişilerden üç aşağı beş yukarı anlaşılabileceği gibi karşımızda pop ve heayv metal arası diyebileceğim bir türde müzik bizi bekliyor. Kişisel olarak ben Ozzy hayranlarından biriyimdir ve kendisine saygım sonsuzdur. Heavy metalin icadına katkıda bulunmuş birine zaten herkesin saygı duyması gerektiğini düşünüyorum. Fazla uzatmadan albüme ve kritiğe dönecek olursak şarkılar genel olarak ben de hayal kırıklığı yarattı. Neden olduğuna gelelim:
Müzikal olarak çok uysal bir albüm var karşımızda. Evet ritmler ile melodiler eğlenceli ve yer yer iyi, lakin sıkıcı olmaktan kurtulamıyor. Kayda değer nitelikte değil ve kışkırtıcı rifler ara ara olmasına rağmen saman alevi gibi etkileri az ve geçiçi. Gitarist bence epey vasat biri. Sound olarak pek fazla lafım yok lakin müzikalite olarak vasat ritmlerden ve vasat geçişlerden dinlerken epey sıkıldım. Basçının soundunu ve geçişlerdeki katkısını ise sevdim. Davul kayda değer değil.
Şarkı sözleri ise ayrı bir paragrafı hakediyor. Ozzy, yaşamının sonuna geldiğinin farkında ve yaptıklarından pişman olmadığını kendisiyle dalga geçerek şarkı sözlerine yedirmeyi genel anlamda başarıyor. Ama nedense bazı şarkılarda kendisini çok ciddiye alıyor ve bu “cringe” denebilecek sırıtmalara neden oluyor. Özellikle Elton John ile yaptığı düet şarkının vasatlığının üstünde şarkı sözleriyle tam bir fiyasko. Ozzy’nin, solo kariyeri boyunca deli gömleğini gururla giymiş biri olarak, yaşlandım ah o eski günler var ya moduna girmesini hazmetmekte zorlanıyorum. İçimdeki kuşkucu yapı, şarkı sözü yazarı popçu ablanın acaba buradaki katkısı nedir diye sorgulamama teşvik ediyor. Ozzy’nin ne bunlara ihtiyacı var ne de bu tarz bir günah çıkartmaya. İçindeki enerjisi bitmeyen çocuğu açığa çıkarması yeterli. Zira albümdeki birkaç elle tutulur şarkı olan Straight To Hell ve Scary Little Green Men de bunu hissettiriyor.
Ozzy’nin sesi ise o kadar ikonik ki hiç değişmeyecekmiş gibi. 70 yaşını devirmiş biri için hiç olmadığı kadar iyi. Gerçekten gelmiş geçmiş en büyük yeteneklerden biri. Albüm genel anlamı ile eğlenceli ama vasat bir albüm dediğim gibi. Kariyerini düşününce bence daha köklere dönüş, daha sert, daha deli bir albüm yapsaymış çok daha iyi olurmuş. Tabi ki kimse ondan müzik tarihinin en iyi ama en underrated şarkılarından biri olan “Over the Mountain” gibi bir parça beklemiyor ama gönlüm “Diary of a Madman” tarzını arzulamaktan kendini alamıyor. Bilemiyorum; keşke kariyer kapanışı daha iyi olsaydı. Belki de kariyerinin sonu değildir. Zaten fakirin elinde umuttan başka ne var ki?


Bir yanıt yazın