Pain – Psalms of Extinction

0
70%
Güzel

Endüstriyel metalin güzel bir örneği.

  • Albüm Notu

Pain – Psalms of Extinction. Müzik benim için herşey. Müzik yüzünden iki boşanma ve daha bir sürü bok ile uğraşmak zorunda kaldım ama hala müzik hayatımdaki en önemli şey. Müziği her hangi bir şeye tercih edebilirim. Peter Tagtgren’in bu sözleri ile karşılaşıyoruz, sanatçının Pain için hazırlanan internet sayfasında, biyografi bölümünde.

Peter Tagtgren (Peter baba olarak anmayı daha çok seviyorum) Avrupa metal piyasası için özellikle uç türler adına çok önemli bir isim. Abyss stüdyoları ile yıllarca kendi müzik türlerinin öncüleri olan gruplara ses mühendisliği yapan sanatçı modern black metal sesinin oluşmasında da önemli bir görevi olmuştur. Hypocrisy ile death metal adına ürettikleri sanat ise başka bir yazının konusu olur.
Pain, Peter babanın başlangıçta heavy metal yapmayı düşünerek soyunduğu bir solo proje olarak hayat buluyor. Sanatçının söylediğine göre projenin kaderi bilgisayar başında örneklemeler ile oynarken değişiyor ve günümüze kadar da bu doğrultuda devam ediyor.
Psalms of Extinction, bu maceranın beşinci durağı olmakta. Kayıtlarının ve tüm çalgıların sorumlusu Peter babanın kendisi. Her ne kadar kayıtlar sırasında In Flames bascısı Peter Iwers, Children Of Bodom’um Arvil Lavigne’si Alexei ve Motörhead davulcusu Mikkey Dee gibi konuk sanatçıların katılımı söz konusu olsa da Peter baba, Pain’in içine kendisinden başka bir fikir girmesine izin vermek istememiş.
Psalms of Extinction’u sesi tahmin edebileceğiniz gibi oldukça ince bir işçiliğe sahip. Herşeyde önce elektronik müziğin ve senfonik örneklemelerin üzerine kurulu, elektronik işçilik açısından ağır ama çalgı performans açısından minimalist bir albümle karşı karşıyayız. Peter babanın kayıtları genelde çok seven birisi olarak Psalms of Extinction’un gitar tonlarını anlamakta çok zorluk çektiğimi söylemek zorundayım. Müziği oldukça boğan, daha uç metal örneklerinden fırlama bir gitar tonu ile karşı karşıyayız. Boğuk gitar tonlarını Peter baba’nın uç türler ile arasında ki bağı korumak adına tercih ettiğini düşünebiliriz, fakat yine de Pain’in daha temiz gitar tonlarına ihtiyaç duyduğunu iddia etmekten kendimi alamıyorum.
Kayıtlar sırasında Peter baba’nın bazen 100’e yakın kanala ulaştığı grubun biyografisinde dahi yazıyor. Bir albümde 100 kanal üzerinden kayıt yapıldığını düşünseniz (sadece klavye örneklemeleri için) muhtemelen çok sesli ve oldukça senfonik bir müzik beklersiniz. Bu beklentilerinizi biraz düşük tutmanızda fayda var. Elektronik alt yapısı zengin olmasına karşın Pain Psalms of Extinction’da oldukça sıradan rock trafikleri üzerinden giden nakarat odaklı melodik fakat minimalist bir müzik yapıyor. Ayrıca Hypocrisy fanlarının Pain’e yaklaşırken tereddütlü olmaları gereken bir başka konu ise temiz vokaller olacaktır. Yer yer scream-brutal vokallerinde bulunduğu Pain’in genel vokal trafiği temiz vokaller üzerine kurulu.
Albümü şarkılar bazında incelediğim zaman ilk fark ettiğim şey, Peter baba’nın cidden Pain’e bir deney masası gibi baktığı oluyor. Bazı şarkılarda Peter babanın herhangi bir melodinin üstüne dahi şarkı yapabilirim dediğini hissedecek absürd melodilerin öncü olduğunu görebiliyoruz. Bu elbette Psalms of Extinction ile arama mesefa sokan bir durum. Fakat sadece inanılması güç Bjork (play dead) kavırı için bile dinlenilmesi gerektiğini düşündüğüm bir albüm Psalms of Extinction. Onun dışında genel olarak dinlemesinin keyifli bir albüm olduğu reddetmem mümkün değil.
Bir çoklarının Hypocrisy ve Abyss kayıtları ile sevdiği Peter baba’nın tek başına kaldığı zaman nasıl bir müzik ile uğraştığı görmek adına Pain ve Psalms of Extinction göz atmaya değer bir albüm, özellikle de endüstriyel müzikten hoşlanıyorsanız. Fakat herşeyden önce sıkı bir Hypocrisy fanı iseniz ve Peter baba’dan müzikal açıdan başka bir şey beklemiyorsanız Pain büyük olasılıkla sizin için yanlış adres olacaktır.

Pain Metal Archives sayfası 

Leave A Reply

Your email address will not be published.