The Kovenant – Animatronic

The Kovenant - Animatronic Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti

The Kovenant, Animatronic, albümün çıktığı günlerdeki yeni yetmeliyim ve hepsinden önemlisi o günlerin yükselişteki black metal atmosferi. Off… bakın çok açık söylüyorum yarın bir gün bir rakı sofrasında -ilk 35 bittikten sonra- bu konu açılırsa sizi öyle bir kitlerim ki çaresizlikten imana gelirsiniz. Bu makale içinse içiniz rahat olsun, henüz alkol almadım. 

Neden The Kovenant ve neden Animatronic?

Çünkü 90’lar sonu ve 2000’lerin başında black metal Avrupanın metal trendi olmuştu ve The Kovenant ya da eski adıyla Covenant (aynı isimdeki bir başka topluluk yüzünden The Kovenant olmuşlardı) Nuclear Blast tarafından yıldızlar grubu olarak lanse ediliyordu. Bugün düşününce biraz abartılı bir söylemmiş gibi geliyor. Grubun beyni Stian André Arnesen (Nagash ya da Lex Icon) Dimmu’nun Enthroned albümünde bas çalmasıyla tanıdığımız bir isimdi. Jan Axel von Blomberg’in ise bir grupta daha çalıyor olmasının haber değeri var mı? Hayır yok. 

Ama işte o günlerin atmosferinde Covenant büyük bir şeydi. In Times Before the Light iyi bir albümdü. Nexus Polaris ise kimileri gözünde hala başyapıt niteliğindedir (bence de iyi albümdür). Dolayısıyla Animatronic çıktığı günlerde az buz bir olay olmamıştı (ya da biz öyle yorumlamıştık bilemiyorum). Peki neden bugün? Tam burada çünkü The Kovenant yeni albümünü duyurdu da ondan gibi bir şey yazabilmeyi çok isterdim. 

Neden olay olmuştu?

Çünkü The Kovenant’da tarz değiştiren gruplar kulvarına geçmişti. O günlerin en güzel modasıydı bu. Herkes tarzını değiştiriyordu. Covenant’da The Kovenant olurken Space Metal denilen bir türe geçmişti. Trve Cvlt topraklarından çıkan bu yeni tür elbette ki tepki çekecekti. Mayhem davulcusu ve Dimmu Borgır basçısı nasıl böyle bir şey yapabilirdi! Aslında çok da önemli bir şey olduğu yoktu. Space Metal Nuclear Blast’ın başarısız “the next big thing” denemelerinden birisiydi. Tür olarak senfonik endüstriyel metal’den daha farklı bir şeyle karşı karşıya değildik. Hatta düşününce Samael’e nazaran çok daha organik bir sesi vardı The Kovenant’ın. Dolayısıyla değişim o kadar da radikal değildi.

Peki Animatronic nasıl bir albüm?

Animatronic, Covenant müziğinin black metal ritimlerinden arındırılmış, daha basitleştirilmiş ve üzerine hafif elektronik müzik serpilmiş hali aslında. Tempolar kafa sallamaya, ritim tutmaya daha müsait, daha groove. Senfonik düzenlemeler sahnede kendisine daha az bir yer bulmuş, elektronik örneklemer albümün her yerindeler ama gitarlardan rol çalmıyorlar. Konu oraya gelmişken hemen söyleyelim, Animatronic’de birincil enstrüman kesinlikle gitar. Lead gitar konusunda öyle ahım şahım bir numara olmamakla beraber endüstriyel metalin gereği olan ritmik çeşitlilik kulak doyuruyor. 

Bestelere yakından bakarsak şarkıların standart pop-rock kalıplarından oluştuğunu görebiliriz. Daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefleyen bir topluluk için makul bir seçim. İşin güzel tarafı sanatçıların daha önceki işlerindeki yüksek kalite burada da kendini hissettiriyor. Stian’in scream/kirli vokal performansı gerçekten taktire şayan. Tüm albüm boyunca gruba aria performansıyla eşlik eden hanımefendiye de ayrıca selam olsun. Normalde bu işleri oldukça sıkıcı bulmama rağmen The Kovenant’ın renkli müziği içinde sırıtmadığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.

Öne çıkan şarkılar

Time is running out for the planet Earth! Bu introyu Tiamat bile kullanmıştı. Acaba hangi filmdi? Teker teker şarkılara baktığımda albümün açılışı Mirror’s Paradise (nakaratını çok severim) Sindrom ve Jihad gibi şarkıların önce çıktığını düşünüyorum fakat albümün diğer şarkılarının da geride kaldığını düşünmüyorum. Mannequien ballad formatında oluşuyla farklılaşıyor. Bu arada Spaceman (hani biz çocukken bir 501 reklamında kullanılan şarkı) kavırına muhakkak bakın, cidden çok iyi. 

Animatronic için son sözler.

Animatronic kötü pazarlama stratejisiyle balonlaştırılmış bir albümdü ve sanırım topluluk bunun kurbanı oldu. Tabii bu durum Animatronic’in müzikal kalitesini değiştirmiyor. Topluluğun ilk dönem estetik anlayışı ve yaratıcılığının endüstriyel metale enjekte edilmiş hali olan Animatronic aslında bugün bile endüstriyel metalin en kaliteli örneklerinden birisidir. Evet balon söndü ama Animatronic çekirdeğindeki değeri hala koruyor.

75%
Aslında gayet güzel

Ama ne yazık ki o dönemlerde şişirilen balon feci halde söndü

  • Albüm Notu

Yorum bırakın!

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept