Musiki Cemiyeti
Musiki'ye Gönülden Bağlananların İnternet Mecmuası

Devian Ninewinged Serpent İncelemesi

Devian Ninewinged Serpent Albüm Kapağı
70%
Awesome
  • Albüm Notu

Devian Ninewinged Serpent İncelemesi. Erik “Legion” Hagstedt 2003 yılında Marduk’tan ayrıldığında hem Marduk için hem de Legion için endişelenmiştim. Mesele aslına bakarsanız tamamen Legion’un ne kadar karakteristik bir vokalist oluşu, ve bu karakteristik etkinin Marduk için ne kadar önemli oluşu idi. Aslına bakarsanız yanılmışım. Marduk müziğine Legion’suz gayet güzel devam edebiliyor. Legion ise ilk başlarda müziği bırakmak niyetinde olduğu için devam etmesini kimse beklemiyordu. Arada sırada haberlerini okuyorduk sağda solda ama ciddi bir şey ile karşılaşmıyorduk.

2007’nin son aylarına doğru Legion cephesinden yeni haberler almaya başladık. Öncelikle müzikle arasına koymak istediği mesafeyi hem koymayı başaramadığını hem de aslında böyle bir şey istemediğini fark ettiğini öğrendik. Bir dönem Marduk’ta çalan Emil Deagutinovic (World Funeral ve Plague Angel) ile birlikte bir kaç yıldır yeni birşeyler yapmak için uğraşan Legion’un yeni grubu Devian’ın tam kadrosu, Emil ve Legion’un yanı sıra, gitarlarda Joinus ve Tomas Nilsson, bas gitarda da Roberth Karlsson’dan oluşmakta. Emil ve Legion haricinde tanımadığım müzisyenlerden oluşan Devian 2006 yılında bu kadro tarafından kuruldu, bir kaç isim değişikliği yaşadı (Rebel Angels, Elizium) ve 2007’nin sonlarına doğru ilk albümleri Ninewinged Serpent’ı yayınladı.

Kabaca black metal müzisyenlerinden oluşan İsveçli topluluk tahmin edebileceğiniz üzere bir black metal grubu. Elbette günümüzde çiğ ve katıksız bir black metal albümü yapmak hele ki Devian gibi, metal basınının ilgilendiğini bir grup için oldukça zor olsa gerek. Tabii bu benim şahsi görüşüm. Belki de Legion ve tayfası sadece daha zengin ve kendini geliştirebilen bir müzik icra etmek istedikleri için death-thrash etkili black metal yapıyorlardır.

Kayıtları İsveç’te, Art Decay studio’da yapılan Ninewinged Serpent’in prodüktörlüğünü Rickard Kottelin üstlenmiş. Devian gibi bir gruptan sadece kadrosu için bile kaliteli bir kayıt bekleyebilirsiniz. Grubun anlaşmalı olduğu firma Century Media olunca beklentilerinizi biraz daha yükseltebilirsiniz. Sonuçta hayal kırıklığı yaşamayacağınız bir ses söz konusu. Yeterince temiz, gerektiği kadar kirli ve gayet sert bir ses söz konusu. Ne gitarların melodileri boğuyor ne de crossların gitarları eziyor. Üstelik kendince karakteristik bir iş başardıklarını bile iddia edebilirim.

Albüme geçersek. Şarkılara kısaca değinmeden önce genel fikrimi söylemek zorundayım. Öncelikle albümü dinlemeden önce albüm hakkında bir kaç şey okumuş bulundum. İnsanların yorumlarını müzik söz konusu olunca her zaman ciddiye alamıyorum o yüzden Devian için yazılmış yorumlardan çok etkilendiğimi söyleyemem. Lakin Legion ile yapılan bir kaç röportaj albümü dinleme konusunda acele etmemi sağladı. Kısa kesmek gerekirse;

Ninewinged Serpent muhteşem bir albüm.

Herşeyden önce dolu dizgin bir black metal macerası sunuyor albüm dinleyiciye. Grup kendine has bir beste bütünlüğü oluşturmayı başarmış fakat bunu tüm bestelerde aynı yolları takip ederek yapmamış. Her şarkı için karakteristik bazı pasajlardan, melodilerden ve ya düzenlemelerden bahsetmek mümkün. Death – thrash etkisini black metal de hoş bulmadığımı çoğu zaman söylerim ama son zamanlarda karşılaştığım bu tarz etkileşimler, black metali yozlaştırmaktan ziyade onu geliştirdiğini düşünüyorum. Devian’a ise bu şekilde baktığım zaman ister istemez gruptan gelecek için çok şey beklediğimi fark ediyorum.

Albüm Immortal vari melodilerden oluşan serenade for the fallen introsu ile başlıyor. Albüm konsept olarak, yaratıcı babasına karşı isyan eden, özgür olmak isteyen, bunun yolunu arayan ve sonunda bulan, düşmüş meleğin hikayesini anlatıyor. Serenade For The Fallen bizi albümüm atmosferine görkemli bir şekilde alıştıran, örneklemeler yerine çalgılar ile icra edilen başarılı bir intro.

Dressed in blood albümün ilk şarkısı sayılır. Oldukça da güzel bir parça. Devian ile marduk arasındaki ilk göze çarpan fark, tüm bestelerin iki gitarist düşünülerek yapılmış olması. Bu da çok sesliliğe ve ritim yükünü üstlenmek zorunda kalmayan bir lead gitara sebebiyet vermiş. Dressed In Blood albümde en çok sevdiğim şarkılardan bir tanesi. Özellikle nakarat sonrasındaki sürükleyici lead gitarlarına hayran kaldım.

Ardından başlayan Heresy düşük tempo bir başlıyor. Devian’da genel olarak ritimlerde tempo değişikliği sık görülüyor. Fakat bu Emil’in performansından kaynaklanan bir sorundan ötürü değil, doğru sebepten ötürü oluyor. Trafiği ve Müziği zenginleştirmek adına. Heresy bu tempo değişikliklerinin iyi hissedildiği parçalardan bir tanesi. Bir çok dur kalka rağmen oldukça sürükleyici bir şarkı. Ani alpej git gellerine dikkat.

Tam bir thrash rifi ile başlıyor Scarred. Vokaller ile black – thrash melezi bir rif şarkıyı yönlendiriyor. Nakaratta şarkı güzel lead gitarlar ile melodikleşiyor. Gayet güzel.

Suffer The Fools açılışı rifi, solo vari lead gitarları ile oldukça dinamik başlıyor. Albümün genel olarak temposu yüksek fakat hiç bir zaman çiğ black metal hızına ulaşmıyor. Kafa sallamak için ideal bir hız. Suffer The Fools albümün thrash yanının ağır bastığı şarkılardan bir tanesi. Benim favorim değil ama kötü bir şarkı da değil.

Oldukça tanıdık bir açılışı var Fatalist’in. Daha çok Arch Enemy, The Legion Of The Damned gibi gruplardan dinlemeye alışkın olduğumuz türden. Aslına bakarsanız Devian’ın bahsi geçen gruplar ile yakın akraba bir müzik yapıyor. Fatalist de güzel lead gitarları ile dikkat çekiyor. Ayrıca nakarattaki vokal performansı ve şarkı sözleri üzerlerinde durulmaya değer.

Atmosferik bir Slayer açılışını andırıyor, Gemeni is The Snake’in başlangıcı. Donuk ve temiz tonlarda bir alpej, kroslar ile ağır ağır ritime giren bir davul, akor vurarak gerilim unsuru olan diğer gitar. Şarkı ilerledikçe temposunu iyice yükseltiyor. Albümün en hızlı ve tabiri caizse gaz şarkılarından bir tanesi.

Yavaş yavaş girmek yerine elinde ne varsa birden ortaya koyarak başlıyor Instigator. Albümün dolu dizgin parçalarından bir tanesi daha. Nakarat sonrasındaki pasajlara dikkat edin. Albümdeki bir diğer favorim.

Remnant Song kısmen de olsa black metal yönünü daha çok hissettiren bir şarkı. İşin ilginç tarafı tüm albüm boyunca Devian’ın bir black metal grubu olduğunu fark ediyor olmanıza rağmen, hiç bir zaman onu black metal yapan bileşenlerini rahatlıkla ayrıştıramıyorsunuz. Bu da yaptıkları işin aslında ne kadar homojen olduğunu gösteriyor. Albümün bir diğer güzel şarkısı…

Ve albüm Ninewinged Serpent ile bitiyor. Albüme ismini veren şarkının diğer şarkılara göre biraz daha görkemli olmasını bekliyorum ve yanılmıyorum. Nakarat sonrası bölümler, özellikle de son nakarattan sonrası oldukça ihtişamlı ve atmosferik. Kesinlikle muhteşem bir kapanış.

2008’in ilk ayını bitirmek üzere olduğumuz bu günlerde 2007’nin enleri yazısı yazmamız gerekiyor. Hatta ondan önce bir kaç albüm kritiği de yazsak hiç fena olmaz sanırım. Eğer oturduğumuz yerden kalkıp, yapmayı düşünmeyi bırakıp yapmaya başlarsak emin olun 2007’nin enleri de yazılır, albüm kritikleri de. O zamana kadar sizlere 2007 en iyilerinden bir tanesi olarak Devian’ı gösterebilirim. Belki en iyi albümü ya da albümlerinden bir tanesi olmasa bile en iyi ilk albüm olarak kabul edebiliriz. Thrash – Death seven sert müzik dinleyicilerine ve Legion’un sesini özleyenlere Devian’a kulak vermelerini öneririm.

Devian Ninewinged Serpent İncelemesi
Devian Ninewinged Serpent Albüm Kapağı

Devian metal archives sayfası

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept