Empyrium – Songs of Moors and Misty Fields

Empyrium - Songs of Moors and Misty Fields | Musiki Cemiyeti
85%
Klasik

Folk/Doom metal diye bir tür varsa mihenk taşı budur.

  • Albüm Notu

Songs of Moors and Misty Fields | 7-8 Eylül’de Zorlu PSM’de verecekleri konserler öncesinde Empyrium albümlerini incelmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde yayınladığımız A Wintersunset incelemesinden sonra sırada Songs of Moors & Misty Fields var.

Şarkı yazımından icra edilen müzik türüne kadar bir çok açıdan Songs of Moors and Misty Fields takipçisi olduğu A Wintersunset’in davamı niteliğinde bir albüm. A Wintersunset’in yapmaya çalıştığı (yarım yamalak yaptığı da diyebiliriz) her şeyi hakkını vererek, hatta üstüne yeni bir şeyler ekleyerek yapmayı başaran bir albüm.

Nelerin hakkını veriyor? Bir kere artan prodüksiyon kalitesi bir önceki albümde eğreti duran yönlerini toparlıyor. Tercih edilen elektro gitar ve davul tonları albümün “metal” yönünü layığıyla taşıyabiliyor. Sanırım buna verilebilecek en iyi örnek The Blue Mists of Night’ın ilk bir buçuk dakikasıdır. Klavye tonlarında hala Ümit Besen (dost acı söyler) ektisi var ama neyseki ilk albümde olduğu gibi her boşluğu klavyelerle kapatmaya çalışmamışlar. Markus’un (ya da Ulf Theodor Schwadorf, bilemiyorum) bas vokal performansı ise bu albümle komik olmaktan çıkıp (yaniii, Ode To Melancholy’nin başı hariç diyelim) etkileyici olmaya başlıyor (scream vokallerinde ilk albümde de bir problem yoktu).

Peki Songs of Moors and Misty Fields’in Empyrium’a kazandırdığı yeni şeyler neler? En başta azalan klavye kullanımı ile birlikte hayatımıza giren koro vokaller, yan flüt ve piano kullanımı! Bakın burası cidden çok önemli! Bugün Empyrium’un icra ettiği müziğin üzerine kurulu olduğu bileşenlerden üçü bunlardır (diğerleri Markus’un bas, Thomas’ın tenor vokalleri ve elbetteki akustik arpejler).

Çıkışından 21 yıl sonra Songs of Moors and Misty Fields’a onu değerlendirmek için tekrar baktığımda bunu iki farklı açıdan yapabileceğimi görüyorum. Birincisi Empyrium ve türün diğer örneklerinden bağımsız bir albüm olarak. İkincisi de topluluğun kariyerindeki bir basamak olarak. Sanırım tüm yazı boyunca albümü A Wintersunset ile kıyaslamam rengimi yeterince belli etmiştir. Songs of Moors and Misty Fields’i birinci metodla yaklaştığım zaman ne yazık ki bir anlam kayması yaşıyorum. Bu albümü ilk dinlediğim zamanlardaki çocuk değilim ve artık duygu durumlarımı bu şekilde yaşamıyor, böyle ifade etmiyorum. Bu da beni ister istemez övgü dolu cümlelerden uzaklaştırıyor. Fakat içsellikten kafamı kaldırıp tekrar bir yorum yapmam gerekirse Songs of Moors and Misty Fields için gönül rahatlığıyla folk/doom metal denilen türün en iyi, en önemli örneklerinden bir tanesi diyebilirim (Gengre-defining derler…).

Ama dediğim gibi bu albüme, topluluğun evrimindeki yeri üzerinden bakmayı daha çok seviyorum çünkü Songs of Moors and Misty Fields zarif, melankolik ve büyülü derece güzel bir çiçeğin gonca hali gibi geliyor bana. Bendeki yeri ayrıdır dediğim Empyrium albümü değil ama o albümün olmasını sağlayan bir önceki durak: Songs of Moors and Misty Fields.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.