Faustus, daha önce sitemizde de bir albüm kritiğini yaptığım Darkestrah grubunun elemanlarından ikisinin yan projesi gibi birşey. Anladığım kadarıyla kayıtları aslında 2004 yılında yapmışlar EP’yi çıkarmaları 2019 Temmuz ayını bulmuş. Grubun EP’sinin adı Lipsia. Intro ve 4 şarkıdan oluşuyor ve süresi yaklaşık 30 dakika.
Aslında bu tarz bir çalışmanın kritiğini yapıp yapmama arasında kararsız kalmıştım. Ama günümüzde, hala bu tarz müziklerin icra edildiğini görmek bir yandan garibime gitse de bir yandan da hoşuma gidiyor. Bu tarz derken tarzımız 90’lar başı pure oldschool black metal diyebilirim. Ya da en azından ben öyle düşünüyorum. Kayıt kalitesi sanırım bilerek kötü ve kirli tutulmuş. Riffleri birbirinden ayırt etmek epey zor. Bateri kayıtlarına da dikkat edince acaba canlı mı kaydedilmiş diye düşünmeden edemedim. Underground müziklerden ne bekliyorsanız buluyorsunuz. 🙂
Müzik dediğim gibi black metal. Darkthrone ve Burzum ilk dönemlerini bana anımsattı. Gitar tonları onlardan daha kötü ve kaotik. Epey minimalist ve tek riff ve bateri üzerine anlaşılması imkansız vokallerin olduğu ilginç bir müzik var karşımızda. Sadece Pure Black Metal dinleyicilerinin hoşuna giderse şaşırmam. Saf black metal demek kesinlikle yanlış olmaz.

Albümcük soğuk rüzgarlarla beraber gelen bir intro ile başlıyor ve şarkı aralarını dahi zor anlayabileceğimiz bir şekilde başlayan black metal ve davul riffleriyle girip bitiyor. Yalnız son şarkının süresin 12 dakika olmasına aldanmayın. 4. dakikadan sonra sadece tick tock sesi var. WTF??..
Projenin adının Faustus olduğunu düşünürsek Göthe’nin ünlü eseri Fausttan etkilenerek yazmışlar müziği. Ayrıca albüm kapağının Rembrandt’ın 1652 yılında yaptığı çizim çalışması “A Scholar in His Study” olduğunu da belirtmek isterim. Çok başarılı bir kapak ve vermek istedikleri mesaja epey uygun bir çalışma olmuş. Elemanlar Almanya’da yaşadıklarından dolayı bu tarz etkilenimler olması normal. Şarkı adları da ayrıca almanca.
Neden bu kritiği yaptığıma gelirsek, günümüzde her müziğin neredeyse kusursuz bir kayıt kalitesine ve hataya yer verilmeyecek şekilde tasarlanmasına ve bunun sonucunda sentetikleşmesine maruz kaldığımızı düşünüyorum. Arada bir bu tarz kaçış gruplarının, doğallığın ve hatalara yer verilmesinin olduğunu bilmek beni rahatlatıyor. Black metal dinleyicisi iseniz; canınız sıkkın olduğunda, gece karanlığında ve yalnız başınıza bu EP’nin size iyi eşlik edebileceğini düşünüyorum. Bundan dolayı kulak kabartmakta yarar var ama sürekli dinlenebilecek bir albüm olmadığının da farkındayım.


Bir yanıt yazın