In Mourning - Garden of Storms Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti

In Mourning – Garden of Storms

yazar:

kategori:

Garden of Storms Albüm İncelemesi | Özellikle 2010 ve sonrasında popülerlik kazanan melodic death metal gruplarına baktığımızda genellikle bu grupların ortak bir noktası olduğunu görüyoruz. Bu gruplar icra ettikleri extreme müzik içine hafif melankoli ve duygusallık eklemekten çekinmiyorlar. Be’lakor , Insomnium, Ghost Brigade ve tabiki bugün albümünü inceleyeceğimiz In Mourning müziklerine ekledikleri hüzün ögelerinden dolayı ön plana çıkan gruplardan bazıları.

Bahsettiğim dört grubu kardeş gruplar olarak nitelendirmek yanlış olmaz sanırım. Büyük abi Be’lakor ailenin en sert olanı, küçük kardeş Ghost Brigade en duygusal olanı, Insomnium ve In Mourning ise gerektiğinde ortalığı yıkıp dökebilen ama içlerindeki kırılganlığı istediği zaman dışarı yansıtmayı başarabilen ortanca kardeşler. In Mourning’in kardeşlerinden farklı olan özelliği ise kendisinin küçükken progresif kazanına düşmesi… Bakalım küçükken progresif kazanına düşen grubumuz son albümlerinde nasıl bir iş yapmışlar. Ama önce biraz daha kendilerini tanıyalım.

In Mourning kimdir, ne tarz müzik yapar?

In Mourning 2000 yılında İsveç’te kurulmuş progresif melodic death metal grubudur.  Grup 2000 yılında kurulmasına rağmen ilk albümlerini 2008’de çıkartabilmişler, ilk albümün aldığı çok olumlu geri dönüşlerden sonra hız kesmeden yeni eserler vermeyi sürdüren grup 12 yılda müzik piyasasına toplam 5 albüm hediye etti…

Çıkardıkları her albümle çıtayı sürekli yükselten grubumuz 2012 yılında çıkardıkları The Weight of Oceans ile kariyerlerinin en iyi işini önümüze sunmuşlardı. Kendisi benim için 2000’li yıllarda çıkmış en iyi melodic death metal işlerinden biridir ayrıca. Piyasaya 4 yıl gibi kısa sürede 3 muhteşem albüm ile giriş yapan grubun 4. albümünü tüm sevenleri heyecanla bekliyorduk… 2016’da çıkan Afterglow ben dahil olmak üzere hayranların pek beğenemediği ve ısınamadığı bir albüm oldu. Ya beklentimiz çok yüksekti ya da gerçekten albümde bir sorun vardı… Ama sonuç olarak albüm hayranları hayal kırıklığına uğratmıştı.

Grubun 2019’un başlarında yeni albüm çıkaracaklarını duyduğumda içimde hiçbir heyecan oluşmamıştı. Ta ki Kristian Wåhlin’in çizdiği müthiş artworkü gördükten sonra albüme bir şans versem mi diye düşünmeye başlayana kadar… Albüm kapağı yayınlandıktan sonra çıkan ilk single olan Black Storm, In Mourning’den istediğim her şeyi verince albümü mutlaka dinlemem gerektiğini hissettim. Albüm çıktığında kendisini onlarca kez döndürüp durdum. Ve bundan hiç pişman değilim çünkü elimizde belli bir seviye üstü, önceki albüm Afterglow’dan kat kat iyi bir progresif/death metal albümü var.

Garden of Storms hakkında iyi şeyler

Öncellikle metal dünyası içinde çift vokaliste sahip grup sayısı oldukça az. Çift vokalden kastım gitaristin arkadan nakarata eşlik etmesi değil… Gerçek anlamda birbirini tamamlayan, yeri geldiğinde çift vokalin beraber ortalığı coşturduğu durumlardan bahsediyorum.

İşte In Mourning bu gruplardan biri. Tobias Netzell ve Björn Pettersson’ın müthiş çift brutal vokalleri bazı kısımlarda şarkılara eşsiz bir hava katan en önemli unsur. Black Storm şarkısı bu unsurun en önemli temsilcisi kanımca bu albümde. Aynı zamanda Tobias Netzell müthiş clean vokalleri ile “The Weight of Ocean”’dan sonra en iyi performansını sergilemiş. Kendisinin clean vokalinin bu albümde bizi sürekli farklı bir şekilde karşılaması çok hoşuma gitti. Örnek vermek gerekirse Yields of Sand şarkısının introsundaki vokalini Katatonia’nın son dönemlerinde yoğunlukta kullandığı vokal tarzına, Tribunal of Suns’daki geçiş kısmındaki clean vokalini ise sevgili Ihsahn’ın clean vokalini benzettiğimi söyleyebilirim. Zaten In Mourning dinlerken kendilerini bir sürü gruba yada müzisyene benzeteceğiniz kesin….

Hierophant’ın introsunun size hızlandırılmış bir Leprous şarkısı dinliyor hissiyatını verecegine de emin olabilirsiniz. Tabi şarkı sonrasında kalıplarından çıkıp duvarlara kafa atmamızı sağlayan bir death metal şarkısına dönüşüyor. Bir diğer bahsetmek istediğim şey ise gruba yeni katılan bass gitarist Sebastian Svalland ve baterist Joakim Strandberg…. Özellikle baterist Joakim bu albümde ağırlığını öyle bir koymuş ki. In Mourning tarihinin en iyi bateri ritimlerine sahip bu albüm. Tabi bunda prodüksiyon kalitesinin iyi olması da önemli unsur. Hem aksak ritimleri ile hem de death metalin olmazsa olmazı blast beatleri ile kesinlikle Joakim bu albümün parlayan yıldızı.

Garden of Storms hakkında kötü şeyler

Çok progresif. Yani en azından benim için. Linç yemeden durumu şöyle izah etsem daha iyi olacak. Progresif müzik, extreme müzik yapan gruplar tarafından sos niyetinde kullanıldığı zaman tadından yenmiyor. Ama sosluktan çıkıp her yere bulaştığı zaman şarkılarda kopukluklara ve dinleyicinin “Bu ne şimdi?!” demesine neden oluyor. Özellikle bu durum In Mourning için bir tık daha önemli bence. Grup eski albümlerinde o kadar iyi bir şekilde progresif müziği death metalle buluşturuyordu ki, eşsiz bir tatlı yediğinizi hissediyordunuz. Ama bu albümde abartılan progresif ögeler profiterol üzerine dökülen çikolata sos gibi olmuş… Bir süre sonra doyuyorsunuz ve aç olsanız bile daha fazla yemek istemiyorsunuz. Mesela Huntress Moon’un sonlarındaki solo… Kendisini Symphony X’in herhangi bir şarkısına koysanız kesinlikle sırıtmaz. Hayır, kötü bir solo değil aksine teknik ve uğraşılmış bir solo ama şarkının genel yapısı ile çok alakasız. Bu bizi ikinci konuya getiriyor.

Şarkı süreleri çok uzun. Haklısınız, In Mourning hep uzun şarkılar yapıyordu. Bunun nedeni grubun genel olarak bir sürü tarz arasında geçiş yapması ve tüm gücünü göstermeye çalışmasıydı. Bu albümde de aynı mantıkla şarkıları uzun tutmuşlar ama tarzlar arasındaki geçiş bazı yerlerde o kadar sırıtıyor ki… Ve bazı şarkılarda bunu da yapalım şunu da yapalım derken yukarıda bahsettiğim genel yapıdan alakasız kısımların çoğalmasına neden olmuşlar. İşin kötü tarafı bu kısımlarının tek hatası şarkıdaki genel yapıyı bozmaları. Ayrı ayrı incelediğimizde içlerinde kaliteli perküsyonlar,riffler ve vokaller duyuyoruz. Gerçekten üzücü…

Son sözler

Garden of Storms In Mourning’in ilk albümlerindeki seviyeye yaklaşmaya çalışan bir iş olduğu aşikar ama sorunları olduğu kesin. Eğer dinlediğiniz şarkılarda bütünlük aramıyorsanız, şarkıların sadece belli kısımlarına odaklanıp dinlemekten zevk alıyorsanız bu albümden memnun kalacağınıza emin olabilirsiniz.

In Mourning - Garden of Storms Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti
In Mourning – Garden of Storms Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir