Labyrinth Entrance – Deplore the Vanity

Labyrinth Entrance tek kişilik bir proje ve kardeşimiz Lehistan topraklarından çıkma. Arkadaşın ikinci albümü Deplore the Vanity geçtiğimiz günlerde piyasaya sürüldü. Polonya’dan çıkma olduğu için tahmin edebileceğiniz gibi karşımızda black metal var. Polonya Black Metali’nin ben hastasıyım. O yüzden bu arkadaştan da beklentilerim yüksek her ne kadar son bir kaç ayda bu ülkeden çıkan adını telafuz edemediğim grupların ve albümlerinin müzikleri beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da. Polonya’dan genelde rif üzerine kurulu urban veya avantagarde black metal müzikleri çok seviyorum. Bu albümden de ümidim rif zenginliği ve deneysellik.

Deplore The Vanity by LABYRINTH ENTRANCE

Projenin sahibi Hunger, Stillborn adlı black/death metal grubun basçısı. Labirent girişi de kendisinin projesi. Tüm enstrümanlarda ve vokallerde kendisi var. Albümdeki 11 şarkının 5 tanesi enstrümental. Epey deneysel olduğunu düşündüğüm bir müzik var karşımızda. Müzik için tam bir black metal diyemiyorum. Metalin birçok alt türünü şarkılarda bulabiliyorum. Power metalden, thrash metale; oradan melodik death metale ve hatta groove metale kadar değişik türler harmanlanmış. Hepsi de black metal potasında eritilmiş. Örneğin bir şarkı çiğ bir black metal gibi başlayıp melodik death metale hatta melodik heavy metale atıfta bulunup tekrar black metal ile sonlanabiliyor. Mesela Paroxysm of Blakk Kult adlı şarkı endüstriyel hatta synthwave şeklinde başlayıp black metale dönebiliyor. Gerçekten çok değişik bir müzik var albümde.

Biraz detaylara inecek olursak müzisyen rif yazma konusunda klişe numaralara fazlaca başvurmuş. Kulağa tanıdık gelen çok fazla rif var. Sanki araklamasyon söz konusu. Ama bu durum riflerin gücünden ve akılda kalıcılığından herhangi birşey götürmüyor. Tam tersine rif yazımının çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Zaten müzisyenden beklentim buydu ve bunu harika bir şekilde karşılamış oldu. Müzisyenin albüm yazımı ve şarkı aranjmanları üst düzeyde. Intro/Outro ve aralara yerleştirilen enstrümental parçaları çok klas buldum. Hatta kullanılan arpejler ve melodiler virtüöz kıvamında. Tüm şarkılardaki distorsiyon gitar tonlamalarını ve güçlü soundu ayrıca çok sevdim. Fazla dijitalleşmeden lo-fi ruhunu koruyarak modern bir sound elde etmiş. Rifler konusunda son olarak eklemek istediğim şey de acayip gaza getirici olmaları. İster istemez ritm tutmanıza ve kafa sallamanıza aracı oluyor. Double picking tekniğinin bu şekilde militarist ve zafer kokan şekilde kullanılması Emrah’ın tabiriyle en sevdiğim gitar işçiliklerinden.

Labyrinth Entrance – Deplore the Vanity

Bas gitarların epey duyuluyor olması sanırım Hunger’ın diğer grupta bas gitar çalıyor oluşundan kaynaklı. Çok ölçülü ve iyi olmuş. Bateriler çok sırıtmıyor ama güçlü kaydedildiği için başarılı olmuş. Kayıt kalitesi burada önemli oluyor gerçekten. Vokaller çok orijinal değil ama amacını yeterince başarmış bence. Death growl dediğimiz tarzda. Black metalden alıştığımız çığlıklar pek yok. Liriksel olarak müzisyen misantropi ve nihilizm sularında yüzüyor. Klişe şarkı sözleri var. Bir Mgla filozofluğunu beklemek de haksızlık olacağı için beğendiğimi söyleyebilirim. İnsanlardan utandığını, kibirin ve boş hayallerin insalığın gelişimini engellediğini açıkça dile getirmiş.

Toparlarsak müzisyen kafasında çok iyi bir kurgu yaratmış ve bunu notalara dökmekte ustaca bir iş çıkarmış. Albümde hiçbir boş parça yok. Her parça standartların çok üzerinde. Ne yazık ki albüme erişim çok kolay değil. Kolay değil derken albüm Spotify’da yok demek istedim. Bandcamp veya Youtube üzerinden ulaşabilirsiniz. Polonya metal sahnesi son yıllarda o kadar üst düzey işler çıkarıyor ki, denizden babam çıksa yerim misali ülkeden neredeyse boş iş çıkmıyor. Bu albüm de şimdiden benim gözümde yılın albümü olmaya aday. Albümün gücü, tarzı ve beni bu kadar rahat içine çekmesi açıkçası benim için süpriz oldu. Leh kardeşlerimiz black metalin öncüleri olmaya devam ededursun bize de dinlemekten başka birşey kalmıyor. Extreme Metal severlerin muhakkak dinlemesi gereken bir albüm.

Ek olarak albüm kapağındaki şey Polonya folklöründen çıkma Wavel ejderhası denen mistik bir yaratık. Krakow’da bir anıtı da bulunmakta.

90%
Harika
  • Yılın albümü olmaya aday.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept