Mayhem – Grand Declaration of War

0
90%
Başyapıt

Fakat çağından çok çok önce yayınlandı ve linç edilerek öldürüldü. Katilleri hala aramızda dolaşıyor

  • Albüm Notu

Grand Declaration of War incelemesi | Norveç black metalinin karanlık dünyası ve Mayhem… Söyleyecek o kadar çok şey var ki yazıya başlamak zor geliyor. Bir tarafta intiharlar, cinayetler, kilise kundaklama gibi artık konuyu bilenler için sıkıcı hale gelen olaylar (filmi bile yapıldı) diğer tarafta kvlt, öncü, müzikal sansasyon vs vs olmayı başardığı tarih aralığında sadece ve sadece bir tane albüm çıkarabilmiş olmaları. Mayhem Norveç black metalinin mucitleri arasındaki yerini alırken (ve diğer dramatik/trajik olaylar vaka bulurken) sadece ve sadece 3 demo, 1 Ep ve 1 konser albümü çıkarmıştı. De Mysteriis Dom Sathanas bile Euronymous hayattayken yayınlanmamıştı.

Şimdi bir grup düşünün, müziğiyle bir akım başlatanlar arasında ama müziğinden daha çok sansasyonel olaylarla tanınıyor ve sadece bir albümü var. Şimdi de bu grubun bahsi geçen ilk albümünden altı yıl sonra (neredeyse tamamen yenilenmiş bir kadroyla) yeni albümünü çıkardığını düşünün. Bu albümden ne beklerdiniz? Ben ne beklemeyeceğinizi hemen söyleyeylim; Grand Declaration of War gibi bir albümü.

Grand Declaration of War’ın çıktığı zamanları çok ama çok iyi hatırlıyorum. Albüm hakkında ne düşünmemiz gerektiğini hiçbirimiz bilmiyorduk. Kişisel olarak hiçbir zaman bu albüme kötü bir albüm demedim (diyemedim, gönül bu işte) ama Mayhem’den beklediğim albüm olarak da kabul edemiyordum. Ben de dahil olmak üzerine çevremde hiç kimse albümü anlayamamıştı ve global metal basını da dahil olmak üzere herkez albümü yerin dibine sokuyordu. Çünkü Grand Declaration of War o zamana kadar dinlediğimiz hiçbir şeye benzemiyordu. Hala da benzemiyor.

Bugün aradan geçen onca yıldan sonra (18 yıl) Grand Declaration of War’a geri döndüğüm zaman o günlerde bu albümün hakkını neden veremediğimizi daha iyi anlıyorum. Albümün besteleri bırakın black metali, metal müziğin tümü için bile oldukça unorthodox kalıyor. Şarkıların içinde onlarca kez dur kalk var, bir rifin tekrarı sırasında davulun orta tempo martial ritimlerden birden blastlara geçişi gibi ya da tüm enstrümanların birden durup sahneyi vokale bırakması, scream vokal beklediğimiz alanlarda bir halka hitap dinliyor oluşumuz gibi unsurlar bir metal şarkısın akıcı olmasını sağlayan şeylerin önüne dikilmiş, yıkılması zor barikatlar.

Bugün bu albümü hiç bilmediğim bir gruba aitmiş gibi dinlesem hakkında yapacağım yorum şu olurdu: Onlarca iyi fikirle dolu, deneyselliğin ve enstrüman hakimiyetinin doruklarında, eşi benzeri olmayan bir deneyim. Albümün değişken temposunun bir süre sonra yorması üzücü ve insan eşlik edebileceği, ritim tutmanın transını yaşayabileceği birşeyler de olsun istiyor.” Fakat bu albüm herhangi bir gruba değil Mayhem’e ait. Üstelik bu albüm “bir sürü albüm yaptık, tarzımızdan sıkıldık, kariyerimizin zirvesine giden yolda değişik bir şeyler yapma vakti geldi” albümü de değil.

Bir türü icat eden topluluklardan birisin ve yaklaşık 6 yıl aradan sonra tüm kuralları bozuyorum diyerek geri geliyorsun. Müzikal tarzını değiştiriyorsun, daha sakin, daha temiz bir müzik icra ediyorsun ama dinlenebilirliğini kolaylaştırmak yerine zorlaştırıyorsun. Dostum bunun adı hiçbir şey değilse cesarettir, meydan okumadır.

Grand Declaration of War’un eksik kalan black metal yanları takipçisi albümlerde dolduruldu ve insanları aşırı rahatsız eden deneyselliği karanlık bir köşede streilleştirildi. Fakat çekirdeğindeki karakteristiği son albüm Esoteric Warfare’a kadar da aktarmayı başarabildi. Bugün topluluğun müziğinde De Mysteriis Dom Sathanas kadar (bazen daha bile fazla) etkisi olan yapı taşı Mayhem albümü de budur. Eğer bu albüm bugün, Esoteric Warfare’den sonra çıkmış olsa onu black metalin karanlık ve rahatsız edici yönünün ustalıkla ters düz edilişi olarak yorumlardık. Şimdi ise hakkı yenilmiş, değeri anlaşılmamış ve zamanından çok çok önce çıkmış, kayıp bir başyapıt olarak anıyoruz kendisini. Albümün çıktığı dönemdeki cesaret ve meydan okuma ise sonuçları istedikleri gibi olmadıysa bile hala takdire şayan.

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Mayhem Official (@thetruemayhem)’in paylaştığı bir gönderi ()

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.