Solar Spectre albüm incelemesi | Yeni kurulan bir grubun ilk albümünü Season of Mist’le çıkartabiliyor olması bence başlı başına o gruba kulak kabartmak için yeterli bir sebep. Omega Infinity işte bu haklı sebeple radarıma girmişti. Sabırla albümün çıkmasını bekledim. Albüm mart ayında yayınlandıktan sonra da sabırla albümün incelemesini yazmayı bekledim. Bu arada her salı ve perşembe igtv’de canlı yayınlar yaptığımızı, bu yayınlarımızı istediğiniz zaman instagram hesabımızdan izleyebileceğinizi biliyor muydunuz?
Omega Infinity kimdir?
Daha önceden hiç tanımadığım Tentakel P. ile Ne Obliviscaris’dan kısmen tanıdığım Xenoyr beyfendilerin kurduğu yeni bir black metal grubudur. Xenoyr vokalleri üstlenmektedir, geri kalan herşey Tentakel P. beyfendinin elinden çıkmaktadır.
Cemiyet sakinleri Ne Obliviscaris’i tanıyordur diye tahmin ediyorum (her ne kadar kendilerine pek yer vermemiş olsak da), Tentakel P. ise TODTGELICHTER adlı bir grupta müzik yapıyormuş. Omega Infinity 2018 yılında, her iki müzisyenin de kendi gruplarında yapamadıkları türde, daha karanlık müzik yapma motivasyonuyla kurulmuş. Bu arada şu anda metal archives’a göre aktif olmayan TODTGELICHTER’i bir dinlemenizi öneririm.
Solar Spectre nasıl bir albüm
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, adamlar kendilerini gayet güzel gerçekleştirmişler zira Solar Spectre oldukça karanlık bir albüm. Albüm genelinin şarkı sözlerini ne yazık ki internette yok fakat topluluğun Season of Mist sayfasında yazdığına göre tema olarak “her şeyden eski, kadim ve güçlü bir şeyden, büyük siyah boşluktan” bahsediyorlar.
Büyük siyah boşluk… Bu konudan bahsetmek için de kendilere oldukça kaotik fakat bir o kadar da statik bir melodik black metal çerçevesi kullanmışlar. 90’ların klavyeli black metal gruplarının modern bir hali diyebiliriz.
O dönemi hatırlarsınız, eğer grup daha sert olmak isterse gitarlar ve davulların metronomu artar ve arkada kaotik bir dip gürültüsüne dönüşürlerdi. Albümün melodileri ve motifleri de klavyeler tarafından verilirdi. Solar Spectre o daha sert olmak isteyen black metal grupları gibi davranıyor. Ama oldukça anlamlı ve taktire şayan birkaç yapı bozumuyla.
Her şeyden önce evet gitarın ön planda olmak gibi bir derdi yok ve evet maksat kaotik bir ses oluşturmak fakat bunu “çal bir şeyler” mantığıyla yapmamışlar. Statik kendini tekrar eden ve çoğu zaman tek sesli gitar rifleriyle karşı karşıyayız ama kendi dünyasında tek düze olmadıklarını, gitarlara gösterilen bir sevgi olduğu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Klavyeler ise hiçbir zaman genel albüm sesinin üstüne çıkmıyor. En melodik olduğu anlarda bile. Tabiri caizse onlar da kaotik dip gürültüsünün bir parçası halindeler. Özellikle albümün açılış şarkısı Mars’da bol ekolu klavye kullanımını çok sevdim.
Solar Spectre hakkında son sözler
Grup uzay boşluğu adına oldukça karanlık bir meditasyon deneyimi vaat ediyor ve bana göre vaadini layığıyla yerine getiriyor. Üstelik bugünlerde örneklerine pek rastlamadığımız bir müzikle yapıyorlar bunu da ayrıca taktir edelim. Besteleri yerine gürültüsüyle yoruyor olması ve bir süre sonra albümün tek düze hissettirmeye başlamasıysa negatif yönleri. Benim kantarımda Omega Infinite için kadranın pozitif tarafı ağır basıyor diyebilirim. Melodik black metal ve genel olarak karanlık müzik dinlemekten keyif alan herkese tavsiye ederim.



Bir yanıt yazın