Amerikalı teknik death metal grubu Rivers of Nihil kariyerinin üçüncü albümü olan Where Owls Know My Name ’i 2018’de çıkartmıştı. Gene cemiyet olarak yaptıkları işleri takip ettiğimiz, olabildiğince haberlerine yer vermeye çalıştığımız bir topluluk kendileri. En sonunda sıra albüm incelemesine de geldi.
Rivers of Nihil nasıl müzik yapıyor?
Teknik death metal dedik ama çok büyük bir amamız var. Teknik death metal gelmiş geçmiş en zor müzik türlerinden birisidir. Metal zor bir müziktir, Death metal daha da zor bir müziktir. Amerikan death metali death metalden de zordur. Teknik death metal ise hepsinden zordur. Dinlemesi bile zordur. Bu türün günümüzdeki öne çıkan temsilcileriyse Fallujah, The Faceless, Obscura ve Alkaloid gibi isimlerdir.
Rivers of Nihil için metal archives’da teknik death metal deniyor. Spotify’da “Fans Also Like” bölümünde de yukarı da bahsettiğimiz türden gruplar görünüyor. Yani müzik literatürü bu grubu teknik death metal olarak kabul ediyor. Fakat Rivers of Nihil’in müziğini dinlemek hiç de zor değil (uç metal türlerini dinleyen bir müziksever için diyelim). Adamların müziğine basit diyen taş olur. Fakat topluluğun yukarıda bahsettiğimiz gruplar gibi hissettirmediğini de söylemeliyiz. Literatürle çatışacak değilim, bu adamlar teknik death metal olarak kabul edildiyse bize ancak milletin iradesine boyun eğmek düşer. Ama ben olsam progressive death metal derdim :P.
Where Owls Know My Name nasıl bir albüm?
İnanılmaz bir albüm. Öyle böyle değil. Her şeyi durdurun ve dinlemeye başlayın. Öncelikle şuradan başlayacağım, albüm başından sonuna kadar akıyor. Hiçbir rif, pasaj ya da tempodaki değişiklik vs hiçbir şey albümün bütünlük hissini bozmuyor. Bu akıcılık ve akıcılığın sağladığı dinlenebilirlik topluluğun diğer teknik death metal gruplarıyla arasındaki en büyük fark. Rivers of Nihil’in birincil önceliği şarkı yapmak enstrumanlarıyla şov yapmak değil.
Where Owls Know My Name’in bir diğer öne çıkan özelliğiyse müziğinin çok yönlülüğü. Albümün introsu Cancer/Moonspeak, deneysel şarkısı Terrestiria III: Wither ve albüme adını veren Where Owls Know My Name bu çok yönlülüğün en göze çarpan halleri. Fakat örneklediğim şarkılar sizi yanıltmasın, bahsettiğim zenginlik, çeşitlilik albümün tümünde söz konusu. Mesela sekiz buçuk dakikalı Subtle Change. Bu şarkıya özellikle değinmek istedim zira rifleriyle topluluğun neden Teknik Death Metal diye geçtiğini anlamamı sağlayan şarkılardan bir tanesi kendisi. Elbette gene virtüoz mastürbasyonuna dönüşmeden. Bu arada albümün tümünde varlığına şahit olabildiğiniz temiz vokallere ve bu vokallerde sergilenen performansa da şapka çıkartmayı unutmayalım.
En önemli yeri en sona sakladım! Dağlara taşlara yazmak istediğim, mahallemizin duvarlarını boyarken yakalanıp geceyi kodeste geçirmek istediğim beyan! Saksafon metal müziğe inanılmaz yakışıyor! Öyle böyle değil ve bunu bana gösteren en önemli gruplardan bir tanesi tartışmasız Rivers of Nihil. Albümün en iyi şarkılarından biri olan The Silent Life’ın 2:43’de başlayan pasajı ve bu pasajda kendine yer bulan saksafonu bir dinleyin. Bir dinleyin ondan sonra konuşalım. Bu arada saksafonu black metale yediren White Ward’a da buradan selam gönderelim.
Where Owls Know My Name için son sözler.
Rivers of Nihil muhteşem bir topluluk ve Where Owls Know My Name şaheser niteliğinde bir albüm. Bazen bir albümü çok seversiniz, bazen o albümü bir dönem çok dinlersiniz ve o albüm o zaman diliminde sıkışır kalır. Where Owls Know My Name ise bana bir ömür boyunca eşlik edebilecekmiş gibi hissettiriyor. Sadece metal dinleyicilerine değil, genel olarak dinlediği müzikte hem progresif öğeler hem de güçlü hisler arayan tüm dinleyicilere şiddetle öneriyorum. Beğenmezseniz ben burdayım.
