The Vision Bleak – Carpathia

0

The Vision Bleak – Carpathia. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; horror metal denilen bir tarz varsa, ben o tarza kesinlikle inanmıyorum. Günümüzde bir çok metal grubu bu tarz müzik icra ettiğini iddia ediyor. The Vision Bleak’in de böyle bir müzik icra edeceği söyleniyordu vaktiyle basına dağıtılan promo paketlerinde. O dönemlerde demiştik ki bu müzik bizi korkutamaz. Hani horror metal (ya da rock) yaptığını söyleyen grupların dinleyici korkutmak gibi bir iddiaları var mı bilemem; lakin eğer horror metal denilen şeyin özelliği liriklerin korku temalı olması ise The Vision Bleak bu işi hakkıyla yapıyor. Hayır, şarkı sözleri okurken de korkmuyorsunuz lakin Carpathia albümü kendine konsept olarak unutulmaz Amerikalı yazar H.P. Lovecraft’un Cthulhu mitini seçmiş ve şarkı sözleri buna göre yazılmış. Bilen bilir, Lovecraft gotik edebiyatın mucitlerinden sayılır.

Carpathia’ya daha yakından bakarsak, öncelikle ciddi bir orkestra ile karşı karşıya olduğumuzu görürüz. Grup gayet gothic metal yapıyor ve tarzın klişelerine uygun olarak klavye kullanımına yatkın bir müzikleri var. Lakin The Vision Bleak klavye ve sampler kullanmak yerine küçük çaplı bir orkestra ile çalışmayı tercih etmiş. Schwadorf’un müzisyen kişiliğinden midir bilinmez; The Vision Bleak ilk albümde de senfonik partisyonları akustik kaydetmeye özen göstermişti. Klangschmiede Studio E’de kaydedilen albüm için söylenecek çok fazla bir şey yok, gayet temiz ve birçok gothic metal grubuna göre oldukça sert bir soundla karşı karşıyayız. Kesinlikle çok güzel.

Bestelere bir göz attığımız zaman ise asıl üzücü durumla karşılaşıyoruz (en azından ben karşılaşıyorum). Schwadorf’un The Vision Bleak’e yaklaşımının Empyrium’a olan yaklaşımından çok farklı olduğu gayet açık. Sonuçta grup fotoğraflarındaki pozlarından bile adamların bu işi eğlenmek için yaptıkları çok açık. İçten olmadıklarını kesinlikle iddia edemem ama Empyrium’da oldukları kadar içten olduklarını da kimse iddia edemez. Şarkıların hepsinin çok güzel olduğunu söyleyebilirim. Arada sırada kullanılan scream vokaller, bazen lead vokale eşlik eden bay ve bayan arya vokaller kesinlikle müziği sıkıcı kılmıyor (ki birçok gothic grubunda sıkıcı kılıyor); bilakis, müziğin dinamiğini yukarıya taşıyor. Albümde en çok beğendiğim şarkılar, kısmen Dagon’u anlatan, Sister Najade (The Tarn By the Firs), Kutulu! ve etkileyici bir kapanış parçası olan The Charm is Done oldu.

Sonuç olarak kesinlikle kayıtsız kalmamanız gerektiğini düşündüğüm bir topluluk The Vision Bleak. Evet, grup tarza çok ciddi yenilikler katamıyor ama bünyesinde barındırdığı kaliteli müzisyenler ve ortaya koyulan kaliteli ürünler ile türe yeni bir soluk kazandırmayı başarıyor. Gothic rock/metal dinleyen herkese tavsiye ederim. Empyrium’u özleyenler ise sanırım kederleri ile baş başalar.

The Vision Bleak Metal Archives sayfasına gitmek için tıklayınız

The Vision Bleak – The Wolves Go Hunt Their Prey incelemesini okumak için tıklayınız

80%
Awesome
  • Design

Leave A Reply

Your email address will not be published.