Uada – Cult of a Dying Sun

Uada - Cult of a Dying Sun | Musiki Cemiyeti
80%
Çok güzel

Bu yılın en başarılı black metal albümlerinden bir tanesi

  • Albüm Notu

Konu black metal olunca bayrağı Avrupa’nın taşıdığı konusunda sanırım hepimiz hem fikirizdir. Fakat Amerika’nın dönem dönem bu türde çok özel gruplar çıkarttığını da unutmamak gerek. Wolves in the Throne Room, Nachtmystium, Abigail Williams ve tabi ki Leviathan bu özel gruplar arasında benim için başı çekenler (özellikle Nachtmystium). 2014 yılından beri aktif olan, ilk albümünü 2016 yılında çıkartan Uada ise bu listeleye girmek konusunda oldukça iddialı olan bir diğer Amerikalı topluluk ve Cult of a Dying Sun topluluğun ikinci albümü.

Black Metal dünyasında 90’ların sonlarında melodik yaklaşımlar oldukça popülerdi. Bu dönemde melodik alt başlığını ağırlıklı olarak klavyeli black metal grupları dolduruyordu. O gruplara ne oldu inanın bilmiyorum, pat diye bittiler birden. Diğer taraftan melodiklik sıfatını gitarlarıyla hak etmeye çalışan diğer gruplar da zamanla Swedish Death ile death thrash arasında bir yerlerde kayboldular ve sonuç itibariyle melodik black metal, ana akımda popülerliğini yitirdi ve yer altına çekildi (sanırım).

Her ne kadar imajları minimalist ve rahatsız edici bir black metal deneyimi vaat etsede Uada biraz önce bahsettiğimiz yer altına çekilmiş türün tekrar gün yüzüne çıkması için ilk albümünden beri canla başla mücadele ediyor. Şunu hemen en başından söyleyelim, Uada gitar ağırlıklı, oldukça zengin ve oldukça renkli bir müzik icra ediyor. Benim zevkime göre biraz fazla renkli hatta.

Çoğu zaman Swedish gruplarında dinlemeye alışkın olduğumuz türde pastoral elektro gitar leadleri üzerine kurulu, ortamla 8 dakikalık toplam 7 şarkıdan oluşan bir albüm Cult of a Dying Sun. Şarkı süresine özellikle değinmek istedim çünkü bu tarz bir müzikde bu kadar uzun şarkı süreleri tercih edildiğinde şarkıların bayık olmaması için ayrıca riff çeşitliğine ihtiyaç duyarsınız. Riff çeşitliği de bir süre sonra şarkıyı oluşturan bileşenler içinde anlam bütününün bozulmasına sebebiyet verir. Bunun en güzel örneği “hmm evet şu an bu melodiyi dinliyorum ama bu melodi bu şarkıda değil de öteki şarkıda olsa bir şey değişir miydi acaba” dediğiniz anlardır. Hele bir de black metal grubuysanız yakalamanız gereken ayrıca bir savaş atmosferi, hizmet etmeniz gereken bir başka karanlık vardır. Dolayısıyla tür çok zor bir tür ve Uada ortalaması 8 dakika olan şarkılarla işini kolaylaştırmıyor.

Fakat topluluk bu zor görevin altından başarıyla kalkmayı başarıyor. Albümü bir kez baştan sona dinlediğimde ilk fark ettiğim ve taktir ettiğim şey şarkı yazımındaki ustalık oldu. 8 dakikalık şarkılar sizi sıkmamak adına bir çok enteresan pasajla dolu ve genel olarak hiç birisi size bir Funeral Mist albümünde olduğu gibi araya atılmış rastgele enstantaneler hissiyatı yaratmıyor. Hatta bilakis anlam bütününü güçlendiriyor. Neredeyse her şarkıda bir tane yürek hoplatan lead gitar melodisine denk geldiğimi de söylemek zorundayım. Özellikle albüme adını veren Cult of a Dying Sun ve albümün ilk single’larından birisi olan Snakes & Vultures bu açıdan beni çok tatmin ettiler. Bilakis Snakes & Vulture’ı dinlemeye doyamadığımı ayrıca belirtmek zorundayım.

Uada kesinlikle çok zor bir iş yapıyor ve bunu gerçekten de layığıyla hatta layığından fazlasıyla yapıyor. Kişisel olarak çok sevdiğim bir çok grup Uada’nın bu albümündeki tüm melodilerle 10 adet albüm yapabilir. Kendi adıma Uada’nın müziğinde beni zorlayan tek şey Black Metal’in bu kadar renkli oluşuna artık hiç alışkın olamam oldu. Topluluğun ilk albümün içine bu yüzden çok girememiştim. Cult of the Dying Sun benim için bu problemi hala tam olarak çözemedi fakat albüme adını veren parça, Snakes & Vultures ve Mirrors gibi şarkılar topluluğun bir sonraki albümünü şimdiden ve büyük umutlarla beklememi sağladı. Gönül rahatlığıyla söylüyorum şimdiden bu yılın en önemli black metal albümlerinden birisi Cult of the Dying Sun.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.