Mayhem – Chimera

Mayhem - Chimera Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti

Chimera albüm incelemesi | 10 Ocak Mayhem konserine sayılı günler kala topluluğun Cemiyet eksiklerini kapatmaya devam ediyoruz. Sıradaki durağımız Chimera.

Chimera hakkında konuşmaya başlamadan önce Grand Declaration of War’ı dinlemenizi ve ilginizi çekerse incelemesini okumanızı öneririm. Zira Chimera, Grand Declaration of War sonrasında dinleyicilerin tepkilerine cevap niteliğinde bir albüm.

Chimera’nın takipçisi olduğu albüme göre en büyük farkı, tabiri caizse daha muhafazakar şekilde yazılmış olması. Post modern bir savaş propagandasında, satanist bir rahibin vaazını dinlemiyorsunuz. Başından sonuna kadar kafa sallayabileceğiniz, pasajlar yerine şarkılardan oluşan, akan bir black metal albümünden bahsediyoruz. Buradaki küçük ve bence çok önemli nüanssa Chimera’nın dinleyicilere istediğini verirken kendi çizdiği yoldan çıkmaması.

Hep derim Rune Eriksen’in (şu anda kariyerine Vltimas‘da devam ediyor kendileri) Mayhem üzerindeki etkisi Øystein Aarseth’den fazladır (en azından son albüm Daemon’a kadar diyelim). Gitaristin kendine münazır gitar yazımı ve numaraları Mayhem’i bambaşka bir grup haline getirmiştir. Bu yeni karakterin black metal dinleyicileri tarafından “bana göre” en rahat içselleştirilebildiği albüm de Chimera’dır.

Sanatçının bu albümdeki gitar yazımıyla bir önceki arasındaki sanırım en büyük fark daha ritmik riflerin tercih etmesi ve riflerin daha kısa tutması. Sanatçının kendine dair süslemeleri (Whore’un ilk ve son saniyelerindeki şirinlik) ve atmosferik lead melodileriyse sanırım kariyerinin zirvesine Chimera’da oturuyor. Rahatsız edici Dark Night of the Soul ve albüme adını veren Chimera albümün gitar yazımına dair en üst noktaları. Rape Humanity with Pride ve You Must Fall’ın siren vari lead melodilerine de ayrıca selam olsun.

Chimera’nın en büyük farkının akıyor olması demiştik. Sizi ritimden düşürmüyor hiçbir şarkı. Fakat dedik ya Mayhem kendi kurallarını koymaya devam ediyor ve davulcu Jan Axel Blomberg (namı değer Hellhammer) yeri göğü inletmeye devam ediyor. Sanatçıyı tanıyorsanız olayının sadece yüksek metronom blastlar olmadığını çok iyi biliyorsunuzdur. Kendisinden bekleyeceğiniz renkli performans bu albümde de karşınızda. Elbette bestelerle uyumlu olarak sizi genel akıştan düşürmeyecek iniş çıkışlarla.

Benzer durum vokaller içinde geçerli, Maniac bu albümde vaaz vermek yerine şarkı söylemeyi tercih ediyor ve neden gelmiş geçmiş en iyi Mayhem (ve black metal) vokalistlerinden birisi olduğunu adeta ispatlıyor. Baslar için pek bir şey diyemiyorum, Dark Night of the Soul ve Impious Devious Leper Lord gibi şarkılarda tek başına kaldığı yerler oldukça keyifli.

Albüm hakkındaki son sözlere gelirsek… Mayhem’in kariyerinde birkaç tane zirve olduğunu düşünüyorum. Her şeyin başlangıcı De Mysteriis Dom Sathanas, cesaretiyle yürek hoplatan Grand Declaration of War ve black metal hayranlarıyla yeni Mayhem’i barıştıran Chimera. Kendi adıma Norveçli black metal mucitlerinin hala böyle müzik yapmasını çok ama çok isterdim, fakat Rune yokken böyle bir şeyi beklemek çok da gerçekçi değil galiba değil mi?

Mayhem - Chimera Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti
Mayhem – Chimera Albüm İncelemesi | Musiki Cemiyeti
90%
Muhteşem

Black Metal'in mucitlerinden black metal hayranlarına tokat gibi cevap!

  • Albüm Notu

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.